Singapur’da en az üç yüz yıldır yaşadığı iddia edilen bu kedinin, dünya
üzerinde tanınması ve ilgi görmesi,1975 yılından sonra, A.B.D. de bazı
kuruluşlarca kabul edilmesini müteakip mümkün olmuştur. Anlatılan ve yazılanlara
göre, bu kedinin, dünya üzerinde tanınmasına kadar geçen ve yüzyıllar süren
hayatının pek mutlu geçtiği söylenemez. Diğer taraftan, kedinin Amerika'da
tanınması da enteresan ve emsalsiz bir hikaye oluşturmaktadır. Daha da ilginç
bir husus, bu kedinin, Singapur'da itibar kazanması da ancak dünya üzerinde ilgi
uyandırmasından sonra olmuştur. Bunları tarihçe bölümünde göreceğiz.
Etimoloji
Singapura, Malezya dilinde, Singapur’un karşılığıdır. Bu kedinin ana vatanı
Singapur sokaklarıdır. Gerçekten bir sokak kedisidir. Singapur'da bu kedilere,
bir zamanlar, ”drain cats – kanalizasyon veya lağım kedileri” yahut ta
“Singapore river cats – Singapur nehir kedileri” adları verilmiştir. Bunun da
sebebi, Singapur şehrinde, bu kedilerin, bir zamanlar adeta dışlanmış olmaları
ve insanların zulmünden kurtulmak için, özellikle kurak mevsimlerde kanallara ve
nehir kıyılarına sığınmaları olmuştur. Bazıları kıyılarda, doklarda
dolaşırlarken, gemilere alıştırılıp “gemi kedisi” olmuşlardır. Bugün, yeniden
itibar kazandıktan sonra adları artık mahalli dilde, "kueinta – aşk kedisi"dir.
Görünüm
Singapur, cins kedilerin en ufak tefeğidir. Çok kısa tüylü, zarif, satenimsi
postu adeta vücuduna sıkı, sıkı yapışmış gibidir. Adaleli bir kedidir. Postunun
hakim rengi, fildişi rengidir, ancak tüylerinin her birinde iki veya daha fazla
adette, koyu kahverengi haleler bulunur. Bu renk ve desene, teknik olarak,”sepia-agouti”denilmektedir.
”Agouti-aguti”, Latin Amerikanın nemli ormanlarında yaşayan, iri kobay boyunda
bir kemiricidir. Tüy rengi ve deseni bu şekilde halelidir. Hayvanın tüy rengi ve
desenindeki bu farklılık, zooteknik açıdan şöyle izah edilmektedir: Tüylerdeki,
siyah ve kırmızı melaninlerin dağılımını denetleyen ve hayvanın kıllarında ya da
tüm postunda değişik renkli kesimlerin ortaya çıkmasına yol açan allel genler
dizisi bu sonucu doğurmaktadır. Tüylerinde bu şekilde renk haleleri bulunan
diğer kediler, Habeş, Somali, Vahşi Habeş ve Seylan kedileridir.
Singapurların, kuyruk uçları siyahtır. Gözleri badem şeklinde ve iridir,
kulakları büyüktür. Göz çerçeveleri, koyu kahverengi ve göz renkleri ise, fındık
kabuğu, yeşil veya sarıdır. Bacaklar kuvvetli fakat patileri küçük ve oval
şekildedir.
Tarihçe
“Drain Cat – Kanalizasyon Kedisi” olmaktan birdenbire “ Kueinta – Aşk Kedisi”
mertebesine erişmenin biraz buruk, biraz da çelişkili bir hikayesi vardır.
Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, yıllar boyu, Singapurlular bu kediye karşı pek
müşfik davranmamışlar ve hayvanın kendilerinden kaçıp kanallara ve nehir
kıyısına sığınmasına sebep olmuşlardır. Hatta, bugün de pek demokratik ve
sevecen sayılamayacak bir anlayışa sahip olan Singapur yönetimi, şehrin
temizlenmesi amacı ile, bu kedilerin itlaf edilmesi kararını almış ve ele geçen
her kedi yok edilmeye başlanılmıştı. Ta ki, Singapur “Turizmi Teşvik Kurulu”
1991 yılında, dünya üzerinde, bu kedinin, ”Singapura” adı ile ilgi çektiğini ve
bunun kendileri için ne kadar masrafsız bir propaganda aracı olabileceğini fark
edinceye kadar....
İşte Singapur , bu tarihte aniden “Kueinta – Aşk Kedisi” oldu, şehirde
heykelleri dikilip, “Yaşayan Milli Abide” olarak kabul edildiler. Çok daha
ironik olan bir husus ta yapılan heykellere model olarak, Singapur'da yaşayan
bir Amerikalı ailenin, Amerika'dan getirmiş oldukları Singapur kedilerini
kullanmış olmalarıdır.
Bu kedilerin, A.B.D.’de ve dünyada tanınıp meşhur olmaları ve dolayısile
Singapur’da bile itibara kavuşmalarının hikayesine gelince, çelişkili ifadeler,
itirazlar ve şüpheler ile dolu olan bu hikaye 1970 yılına kadar uzanmaktadır.
Hal Meadow adlı bir jeofizik uzmanı, 1970 yılında Tommy adlı bir hanımla
evlenir. Tommy’nin bir önceki evliliği sırasında başladığı ve 20 yıldır
sürdürdüğü bir meşgalesi vardır, o da kedi yetiştiriciliğidir. Özellikle,
Birmanya, Habeş ve Siyam kedilerini yetiştirmekle tanınmıştır. Hal Meadow,1970-1971
yıllarında, görevi icabı sık, sık uzak doğuya gidip gelmektedir, 1974 yılında
Singapur'da bir devamlı iş teklifi alır ve on yıl kalmak üzere, karısı Tommy ile
birlikte Singapur'a gidip yerleşirler. Ancak, evdeki hesap çarşıya uymaz, 1975
yılı içinde, Vietnam harbi sırasında, Saigon düşer ve bölgedeki siyasi hava
A.B.D. nin aleyhine döner. Meadow ailesi de, hesapladıklarından çok daha erken
olarak Amerika'ya dönerler. Dönüşlerinde, beş tane Singapura kedisini de
beraberlerinde getirirler.
Tommy Meadow’un hikayesine göre, bu kedileri Singapur sokaklarında bulup
almışlardır. Hatta, Tommy, bu kedileri, şehrin tam hangi noktasına bulduklarına
dair detaylı bilgiler verir. Singapur'da bulup Amerika'ya getirdikleri kedilere,
Pusse, Tickle ve Tessa isimlerini vermişlerdir. Amerikaya döndükten sonra, Tommy
Meadow, eski meşgalesine döner ve bu kez, Singapura ırkını Amerika'da üretmek ve
ırkı resmen tanıtıp tescil ettirmek üzere harekete geçer. Nitekim bunda başarıya
ulaşır ve birçok kuruluş Singapura kedilerini resmen kabul edip tescil ederler,
ve hatta, 1980 yılında, ırkın yetiştirilmesini teşvik etmek üzere, “United
Singapura Society-Birleşik Singapura Derneği”adı altında bir de dernek
kurulur.Bunun sonucu, 1988’de Kuzey Amerikada yaklaşık 500 adetlik bir Singapura
nüfusu oluştu. Bu rakam 1990 lı yılların ortalarında 2000’ e ulaştı. Bu arada
A.B.D.’de başka yetiştiriciler de Singapura yetiştirmeye soyundular. Bunlardan
biri de Jerry Mayes’dir. Bu zat, safkan safkan Singapura kedisi almak maksadile
Singapur’a gider. Orada iken resmi makamlar nezdinde yaptığı bir araştırma
sonunda, hayretle, Meadow ailesinin, 1974 yılında, Singapura gelirken, Pusse,
Tickle ve Tessa adlı Singapura kedilerini, beraberlerinde getirmiş olduklarını
belgeler üzerinde tespit eder.
Durum Amerika'da açıklanır. O zamana kadar herkes Meadow’ların anlattığı
hikayeye inanmışlar ve Singapur dönüşü Amerika'ya getirdikleri kedilerin
hakikaten Singapur sokaklarında bulunmuş, orijinal kediler olduğunu
kabullenmişlerdir. Birden dedikodular başlar, Tommy’nin vaktiyle Birmanya ve
Habeş kedileri yetiştirdiğini hatırlayanlar, bu iki cins kediyi eşleştirerek
yavru aldığını ve bu yavruları Singapura giderken beraberinde götürdüğünü, sonra
da bunları Singapur sokaklarında bulduğunu söyleyerek A.B.D.’ ye geri
getirdiğini, maksadının bunların egzotik birer uzak doğu hayvanı olduğunu
yayarak, bunlardan ürettiği kedilerin popülaritesini ticari amaçla desteklemek
olduğunu iddia ederler.
Bunun üzerine, 1994’te Meadow çifti, bir açıklama yapmak mecburiyeti altında
kalırlar ve hikayelerini yeniden şöyle anlatırlar: Esasen kedileri seven Hal,
evlendikten sonra, Tommy nin yetiştirmiş olduğu cins kedileri de daha yakından
tanımıştır. Singapur’a 1970-1971 yılları içinde yaptığı seyahatlerin birinde,
Singapura kedilerini görmüş ve bunların Habeş kedilerine benzeyen fakat
farklılıklar gösteren yaratıklar olduğunu gözlemlemiş, neticede, bunlardan dört
tane edinerek eşine göndermiştir.
Kendilerine, neden bu hususu gizledikleri sorulduğunda, Tommy Meadow’un verdiği
cevap ta enteresandır:
“Kocam, otarihte, bir Amerikan petrol şirketi adına, gizli bir görevle, o
bölgede bulunuyordu. İlk açıklamayı yaparken, kendisinin, o tarihte, o bölgede
bulunmuş olmasının açığa çıkmasının çok mahzurlu olacağını düşünmüştük.”
Tabii ki, bu açıklamalar, daha fazla kafa karışıklığına, şüpheye ve dedikoduya
yol açtı. Bir kısım insanlar, Singapura kedisinin 300 yıllık tarihe sahip bir
tür olduğunu kabul ederlerken, diğer bazıları bu türün, Habeş ve Birmanya
kedilerinin eşleşmesinden Amerika'da üretilmiş yeni bir tür olduğuna inandılar.
Bu işin esasını bulmaya çalışan Sarah Hartwell adındaki bir meraklı da Singapura
gitti ve Singapur sokaklarında, gerçekten, orijinal Singapuraların dolaşıp
dolaşmadığını araştırdı. Sarah Hartwell’in dönüşte yaptığı açıklamaya göre,
kendisi, Singapurdaki kısa ikameti esnasında, Singapuru taramış, uzakdoğu
menşeli birçok kedi ile karşılaşmış fakat hiçbir şekilde Singapura tipine
rastlamamıştı. Dolayısile, acaba, Singapurda, gerçekten Singapuralar var mı?
sorusunu kendi kendisine sormaya devam etmekte idi....
Buna verilen cevap ta, Sarah Hartwell’in, Singapurayı yanlış yerlerde aramış
olabileceği, zira Hal Meadow’un 1971 de bu kedileri adanın kuzey doğusundaki
liman bölgesinde bulmuş olduğu şeklinde idi. Tabii, bu arada, Singapur
yöneticilerinin, aldıkları kararla, başıboş kedileri itlaf etmiş oldukları da
unutulmamalı idi.
Kedinin ilk defa A.B.D. de kabul edildiği 1975’ten 2000 yılına kadar geçen süre
içinde, yaklaşık 10 – 12 jenerasyon doğup, büyümüştür. Bu arada nesli
güçlendirmek için, zaman, zaman yurt dışından kedi ithalatı da yapılmış olduğu
bilinmektedir. Tabii ki artık iyi tanınan bu kedinin üretilmesine İngiltere ve
başka Avrupa ülkelerinde de yer verilmişti.
Bugün kedi türleri ile ilgilenen pek çok kişi, Singapura’ları ortaya çıkaran
genlerin, Güney Asya'da, Birmanya kedilerinden kaynaklandığına inanmakta ve
sonuçta bugün yaygın olan Singapura ailelerinin, ister Singapur sokaklarından
kaynaklanmış, isterse Michigan'da eşleştirilmiş bir ebeveynden gelmiş olsunlar,
neticenin değişmeyeceğini, bu türün artık kabul edilen, sevilen ve aranan bir
tür olduğu gerçeğini kabul etmektedirler.
Şahsiyet
Singapuraların şahsiyetini ifade için kullanılan sıfatlar biraz birbirinden
farklı ifadeler taşımaktadırlar: oyuncu, insana yakın, canlı, hevesli, uyumlu,
fazla şey istemeyen, sakin, iyi huylu, nazik, uyanık, halim-selim, meraklı,
yaramaz, aşırı hareketli, zeki, dost, korkusuz, mahcup, çekingen, ihtiyatlı, çok
hissi, saldırgan.
Renkler
Daha evvel de söylediğimiz gibi, hemen, hemen tek bir rengi vardır, o da”Sepya
Aguti”dir.
Derleyen
Süreyya Somer
Kaynaklar
- Cat Breeds of the World ve Cat World-Afeline Encyclopedia - Desmond Morris
- The Illustrated Encyclopedia of Cat Breeds – Angela Rixon
Internet-Google’dan makaleler:
- The Singapura - Cathie Mc. Henry
- Breed History of Singapura - Tommy Meadow
- BreedProfile of Singapura - Cat Fancier’s Association
- The Singapura - Diana Finera